Uyku Bozukluğu ve Uykusuzluk Hakkında Bilmeniz Gerekenler

0
374
Uyku Bozukluğu

Uyku Bozukluğu Nedir?

Uykuya dalmak veya gece boyunca uyumak konusunda problem yaşıyorsanız, çok erken uyanıyor veya uyanmakta zorluk çekiyorsanız, gün içerisinde aşırı yorgunluk hissediyorsanız, uyku bozukluğu türlerinden birini yaşıyor olabilirsiniz.

Uyku iyi türe ayrılır: REM uykusu ve nonREM (NREM) uykusu. NREM uykusunun uyku derinliğini gittikçe arttıran dört aşaması bulunur. 1. Aşama en hafif uyku iken, 4. Aşama en derin uykudur.

Normal uyku döngüsü bu türler ve aşamaları takip eder. Ancak uykunuz sürekli olarak bölünüyorsa ve normal REM ve NREM uyku döngüsünü gerçekleştiremiyorsanız yorgun ve halsiz hissedebilir, uyanıkken konsantrasyon ve dikkat problemleri yaşayabilirsiniz. Bir uyku bozukluğu nedeniyle ortaya çıkan uykusuzluk sizi otomobil ve diğer kazalara karşı büyük riske atar.

Sirkadiyen Ritim Bozukluğu

Tipik olarak insanlar geceleri uyur. Bunun sebebi yalnızca 9-5 mesai saatleri değil, doğal uyku ve uyanıklık ritimlerimiz arasındaki yakın ilişki, yani biyolojik saatimizdir.

Bu saat beyinde hipotalamusun üst kiyazmatik çekirdeği adı verilen küçük bir bölümdür. Gözlerinizin hemen arkasındaki sinirlerin üzerinde bulunur. Işık ve hareket saati “resetler” ve ileri geri hareket ettirir. Bu saatle ilişkili bozukluklara sirkadiyen ritim bozuklukları adı verilir.

Sirkadiyen ritim bozuklukları arasında jet lag, vardiyalı çalışma düzeni, gecikmeli uygu aşaması sendromu (uykuya dalmak ve çok geç uyanmak) ve gelişmiş uyku aşaması sendromu (uykuya dalmak ve çok erken uyanmak) yer almaktadır.

Insomni (Uykusuzluk)

İnsomni yani uykusuzluk görülen kişiler gece yeterince uyumuş gibi görünmezler. Uyanmakta zorluk yaşarlar veya gece veya sabahın erken saatlerinde sıklıkla uyanabilirler. Uykusuzluk günlük faaliyetleri etkilediğinde bir problem haline dönüşür. Uykusuzluğun stres, anksiyete, depresyon, kötü uyku alışkanlıkları, sirkadiyen ritim bozuklukları ve belirli ilaçların yan etkileri gibi nedenleri bulunur.

Uykusuzluk kişilerin günlük yaşam faaliyetlerini sürdürmelerini zorlaştırır.

Bir uyku bozukluğu türü olarak uykusuzluk (insomni) geçici olabilir ve jet lag gibi basit bir nedenden kaynaklanabilir. Ayrıca stresli bir olay veya çok fazla kahve içmek gibi durumlar da kısa süreli uykusuzluk nedeni olabilir. Birçok ilacın yan etkileri arasında da uykusuzluk bulunur.

Uzun dönemli uykusuzluk sebepleri stres, depresyon veya anksiyete olabilir. Ayrıca insanlar uykusuzluğa şartlanmış olabilir: uyku zamanını zorluklarla ilişkilendirmek, uykuda sorun yaşayacağından korkmak (ve yaşamak) ve bundan dolayı huzursuz olmak da insomniye neden olur. Bu döngü yıllar boyu devam edebilir.

Sirkadiyen ritim bozuklukları önemli olsa da insomniden daha az yaygındır. Alkol veya madde bağımlılığı olan kişilerde de insomni sıklıkla görülür.

Horlama ve Uyku Apnesi

Birçok yetişkin horlar. Soluduğunuz havanın boğazdaki gevşemiş dokulara çarpmasıyla horlama sesi çıkar. Horlama ortaya çıkardığı ses nedeniyle büyük bir problem haline gelebilir. Ayrıca uyku apnesi gibi daha ciddi bozuklukların habercisi olabilir.

Uyku apnesi üst hava yollarının kısmen veya tamamen tıkanması, düzenli nefes alış verişi kısa sürelerle engellemesi ve kişinin bu sebeple uyanması durumudur. Gün içerisinde şiddetli bir şekilde uyuklamaya neden olur. Bu uyku bozukluğu tedavi edilmediği takdirde şiddetli uyku apnesine bağlı yüksek tansiyon, felç ve kalp krizi riskini arttırır.

Uykuya daldığınızda vücudunuzdaki çoğu kas gevşer. Boğazdaki kasların çok fazla gevşemesi nefesinizi tıkayabilir ve horlamanıza neden olur. Bazen alerjiler, astım veya burun deformasyonları da horlamaya neden olabilir.

Apne “havasızlık” demektir. Obstrüktif uyku apnesinin özellikle aşırı kilolu erkeklerde görülen bir bozukluk olduğu düşünülürdü. Ancak uykuda anormal nefes alma herhangi bir yaş, kilo ve cinsiyetteki bireyi etkileyebilir. Araştırmacılar artık birçok uyku apnesi vakasında havayollarındaki tıkanmanın yalnızca kısmi olduğunu belirtmektedir. Uyku apnesi vakalarının çoğunda kişinin iç boğazı normalden küçüktür ve bazı yumuşak doku farklılıkları görülür.

Uykuda kan oksijeninde damlalar (eskiden bunun obstrüktif uyku apnesine neden olduğu düşünülürdü) görülebilir veya görülmeyebilir. Yüksek olasılıkla uyanma vücudun havayolundaki tıkanmanın üstesinden gelmeye çalışması sırasında ortaya çıkmaktadır.

Alkol tüketimi obstrüktif uyku apnesini kötüleştirir, çünkü alkol hava yolunu açık tutan kasları gevşetir.

Uyku apnesinin nadir bir türü olan merkezi uyku apnesi beyinden kaslara giden sinyallerin kısa bir süre için azalması veya kesilmesidir. Merkezi uyku apnesinde horlama görülmeyebilir.

Hamilelik ve Uyku

Kadınlar, genellikle hamileliklerinin ilk ve son üç ayında uykusuz geceler ve gün içinde halsizlik yaşarlar. İlk üç ay boyunca sıklıkla tuvalete gitmek ve sabah bulantıları uykuyu bozabilir. Hamileliğin sonraki aşamalarında rüyalar ve fiziksel rahatsızlıklar derin uykuyu engelleyebilir. Doğumdan sonra bebeğin bakımı ve annede görülebilecek doğum sonrası depresyon da uykuyu etkilemektedir.

Hamileliğin ilk üç ayında görülen yorgunluk progesteron gibi hormonların düzeyindeki değişmelerden kaynaklanır. Hamileliğin sonuna doğru bazı kadınlar karın bölgesindeki fazla büyümeden dolayı uyku problemi yaşayabilir. Bazı kadınlarda anne olacak olmanın verdiği heyecan veya kaygı uykuyu etkileyebilir. Bazen de hamilelik sırasında kabuslar görülebilir. Uyku apnesi, özellikle şiddetli ve uykuda kandaki oksijen seviyesinin düşmesine neden olduğunda bebek için tehlikelidir.

Narkolepsi (Uyku hastalığı)

Narkolepsi gün içerisinde sürekli uyku haline neden olan bir beyin bozukluğudur. Bazen genetik bir bileşene sahip olsa da hastaların çoğunun ailesinde bu bozukluk görülmemektedir. Belirgin ve kontrol edilemeyen uyku atakları narkolepsinin en bilinen özelliği olsa da, hastaların birçoğunda bu uyku atakları görülmez. Bunun yerine hastalar gün içerisinde sürekli uykusuzluk çekerler.

Narkolepsinin nedeni henüz bilinmemektedir. Genetik faktörlerin narkolepsideki rolü henüz tartışmalı olsa da genetik ve çevresel faktörlerin katkısının olduğu düşünülmektedir. Ayrıca narkolepsi ile ilişkili olabilecek bazı nadir sinir hastalıkları bulunmaktadır.

Huzursuz Bacak Sendromu

Huzursuz bacak sendromu hastalarında bacaklardaki ve ayaklardaki rahatsızlık akşam ve gece boyu en üst düzeye çıkar. Hasta geçici olarak da olsa rahatlamak için uyku boyunca aşırı, ritmik veya döngüsel bir biçimde bacaklarını ve ayaklarını hareket ettirme ihtiyacı hisseder. Bu uykuya dalmayı geciktirebilir ve uykudan kısa süreyle uyanmaya neden olabilir. Huzursuz bacak sendromu orta yaş ve üzeri kişilerde yaygın bir uyku bozukluğudur.

Ayrıca böbrek yetmezliği, sinir bozuklukları, vitamin ve demir eksiklikleri, hamilelik ve bazı ilaçlar (antidepresanlar gibi) huzursuz bacak sendromuna yol açabilir. Son yapılan çalışmalar uykusuz bacak sendromunun genetik bağlantısını ortaya koymuştur ve araştırmacılar huzursuz bacak sendromu vakalarının %40’ından sorumlu olabilecek bir gen keşfetmişlerdir.

Kabuslar

Kabuslar REM uykusu sırasında ortaya çıkan korkutucu rüyalardır. Stres, anksiyete ve bazı ilaçlar kabuslaraneden olabilir. Genellikle kabusların belirgin bir nedeni yoktur.

Uyku terörü ve uykuda yürüme

Hem uyku terörü hem de uykuda yürüme NREM uykusu sırasında ortaya çıkan, genellikle 3 ila 5 yaş arası çocuklarda görülen bir durumdur. Çocuğunuz bağırarak uyanabilir ve korkusunu açıklayamıyor gibi görünür. Uyku terörü geçiren çocuklar bazen korkutucu bir şey gördüklerini hatırlayabilirler, ancak çoğunlukla hiçbir şey hatırlamazlar. Uyku terörü çocuklardan ziyade ebeveynler için daha korkuducudur. Uykuda yürüyen kişiler uykunun devam ettiği sırada çeşitli aktiviteler (evden ayrılmak gibi tehlikeli olanlar dahil) sergileyebilirler.

Korkutucu veya stresli bir olay yaşamak, bir hastalık veya ateş, bazı ilaçlar veya alkol kullanımı kabuslara yol açabilir. Kabuslar özellikle okul öncesi çocuklarda yaygın görülür, ancak duygusal ve psikolojik problemler yaşayan yetişkinleri de etkileyebilir.

Uykuyu Etkileyen Diğer Faktörler

  • Genç yaştakiler. Yürüme çağındaki bebekler günde 16 saat uyuyabilir. Ancak yeni doğanlar en az dört aylık olana kadar gece boyu beslenmeleri gerektiğinden gece boyu uyuyamazlar. Bebeklerin uykuları bir hastalık veya ateş nedeniyle de bölünebilir. Çocuğunuzun ateşi varsa ve uyanmakta zorlanıyorsa doktorunuza başvurunuz.
  • Yaşlılık. 60 yaşın üzerindeki kişiler gençler gibi derin uyuyamayabilir. Uyku apnesi yaşlı kişilerde daha sık görülür.
  • Yaşam tarzı. Kahve, sigara, tütün ürünleri veya alkol tüketen kişilerde uyku problemleri daha fazla görülmektedir.
  • İlaçlar. Birçok ilaç yan etki olarak uykusuzluğa neden olur. Bazı ilaçlar da gündüz yorgunluğuna yol açabilir.
  • Depresyon ve anksiyete. İnsomni depresyon ve anksiyetenin yaygın bir semptomudur.
  • Kalp yetmezliği ve akciğer problemleri. Bazı kişiler yatar pozisyondayken nefes almakta zorlandığından geceleri uyku problemi yaşayabilirler. Bu durum kalp yetmezliği veya akciğerlerle ilgili sorunların semptomu olabilir.

 


Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen Yorum Politikamızı okuyun.

Please enter your name here